KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/22242 E., 2013/40 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2013
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
... adına Av. ... ile 1- ... (.... aralarındaki dava hakkında .... sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı ve .... tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
2-)Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
25.01.2012 tarihli ve 28184 Sayılı Resmi Gazatede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Dosyada gıyabi hükmün davalılardan .... adresine gönderildiği, aynı konut altında birlikte ikamet ettiklerini, çalıştığını, ehliyetli ve reşit olduğunu beyan eden...’ya tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, tebliğ edilen adresin işyeri mi yoksa konut mu olduğu, ayrıca....’nın çalışıp çalışmadığı veya...’ın işçisi olup olmadığı hususlarında tereddüt hasıl olmuştur.
Öte yandan, dava dilekçesinin ve gıyabi hükmün davalılarda....’e 27.07.2012 tarihinde “şirkette daimi çalışan...” imzasıyla tebliğ edildiği, dosya içeriğinde, kendilerine tebligat yapılan kişilerin yetkili olduklarına ve şirketle ilişkilerine dair bilginin yer almadığı ve şirket yetkililerinin başka kişiler olduğu anlaşılmaktadır.
./..
-2-
....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22242, K. 2013/40, 14 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama