KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/22378 E., 2012/24745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adanı Av. ... 2-... Ltd.Ti. Aralarındaki dava hakkında İzmir 7. İş Mahkemesinden verilen 16.06.2010 tarih ve 266-316 karar sayılı hükmün, Dairemizin 22.12.2011 gün 9989/19382 karar sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, Mahkemenin verdiği 03.10.2012 gün ve 77-697 sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı HMK'nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında.
“İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.
(6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci maddedeki;“ Bölge Adliye Mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar,
Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir.
Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı SGK avukatı tarafından talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 16.06.2010 tarih ve 266/316 sayılı hüküm; işverenlik tarafından verilen dönem bordrosunda bildirilen çalışma süresinin davacının sigorta hizmet cetveline aktarılmamış olması nedeniyle, davacıya mal edilmemiş olduğu ve uyuşmazlığın devam ettiğinden bahisle Bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sürecinde davalı Kurum tarafından gönderilen aylık bağlamaya esas mukteza tabloları dayanak gösterilmek suretiyle; dönem bonrrosundaki 18 günlük sürenin davacıya mal edildiği gerekçesiyle direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).
Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
Somut olayda, usulüne uygun bir direnme kararı bulunmadığı ve Mahkemece verilen hükmün yeni bir hüküm niteliğinde bulunduğu anlaşılmakta olup, söz konusu hüküm direnme hükmü olarak nitelense dahi bozma ilamı gerekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden talebin on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22378, K. 2012/24745, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama