KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/22781 E., 2012/23922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 10-93
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının tahsili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davalıların, % 70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, istemin kısmen hüküm altına alındığı görülmüş ise de; bozma ilamının gereklerinin yeterince yerine getirilmediği görülmüştür.
1-Dairemizin 07.10.2010 tarih ve 2010/9195 Esas -2010/13075 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gereğine karşın, artışları da içeren tüm tablo esas alınarak hüküm kurulmuştur.
2-Ayrıca dava, müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre açılmış olup, teselsüle dayanan davalarda; Kurum, sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı yada sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Mahkemece davalıların, % 70 oranında kusurlu olduğu kabul ettiği halde,davalı ... yönünden davalının kendi kusur oranına (%30) göre kurum alacağına hükmetmiştir.
Mahkemece; ilk peşin değerli gelirin davalıların kusuruna karşılık gelen miktarına hükmedilmelidir. Bu sırada hükmü temyiz etmeyen davalı açısından ise davacı lehine oluşan kazanılmış hak hususu kurulacak hükümde dikkate alınmalıdır.
O halde, davalılardan ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22781, K. 2012/23922, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama