KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/23159 E., 2013/15850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan tedavi giderlerinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı ... İnş. Tur. San. AŞ hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı ... AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava, 28.04.2008 tarihli iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
Kurumun kanundan doğan basit rücu hakkı nedeniyle, kural olarak ilk peşin değerin altında bir rücu alacağına hükmolunamaz. Ancak sorumluların kusur oranı nedeniyle bir indirim yapılabilir. Davaya konu somut olayda; hükme esas alınan kusur raporunda, davalı ... AŞ.’nin zararlandırıcı sigorta olayında %50 oranında kusurlu bulunduğu, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin değeri toplamı 24.080,00 TL olduğu gözetilerek, %50 kusura tekabül eden miktar 12.040,00 TL’nin hüküm altına alınması gerekirken, Kurum talebinin %50’nin hüküm altına alınmak suretiyle mükerrer indirim yapılması sonucu eksik rücu alacağına hükmedilmiş olması,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326. maddesine göre yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafın sorumlu olduğu ve davanın kısmen reddi nedeniyle davalı ... AŞ. yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/23159, K. 2013/15850, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama