KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/23881 E., 2013/443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- ...
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Dava, yurda kesin dönüş yapmadığı gerekçesi ile 3201 sayılı Yasaya göre yapılan borçlanması iptal edilen davalıya 01.09.1994 – 25.01.2005 tarihleri arası dönem için ödenen aylıkların istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların Avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, hüküm altına alınan 5398,87 TL üzerinden hesaplanan 320,69 TL nispi karar ve ilam harcı davalıya yükletilmesi yerine, harç alınmasına yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuş olması, isabetsiz bulunmuştur. Ne ki; davalının, önceki hükme dayalı olarak ödediği 328,00 TL karar ve ilam harcının kendisine iade edilmemiş olması durumunda, mahsup sonucu fazladan ödemiş olacağı 7,31 TL karar ve ilam harcının, talebi halinde kendisine iadesi gerektiği gözetilmelidir.
3- 21 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girip, karar tarihinde uygulanması gereken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre, ”Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ./.. -2-
ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.”
Davacının alacak isteminden kabulüne karar verilen 5398,87 TL üzerinden hesaplanan 647,86 TL nispi vekalet ücreti yerine, davacı lehine fazla olarak 1200 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilip, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/23881, K. 2013/443, 18 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama