İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/24635 K.2013/23451

Dava, yersiz aylığın tahsili istemine ilişkindir.

Esas2012/24635Karar2013/23451Tarih3 Aralık 2013Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/24635 E., 2013/23451 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No
2010/496-2012/269
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma

Dava, yersiz aylığın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-)Davacı, davalının yurt dışından kesin dönüş yapmadığı iddiasıyla 01.01.1993-23.08.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylığın tahsilini talep etmiş; Mahkemece, davalının 01.07.1992 tarihinde Türkiye’deki 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık dönemi olduğu dönem gözetilerek Türkiye’ye kesin dönüş şartının gerçekleştiği ve Borçlar Kanununun 63. maddesine de atıfta bulunularak davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda.

01.07.1992 – 31.08.1992 tarihleri arasında Türkiye’de 506 sayılı Yasa kapsamında 60 gün zorunlu sigortalı çalışması olan davalının, 24.08.1992 tarihli dilekçesi ile Almanya'da 10.01.1992 tarihinde son çalıştığı işyerinden ayrıldığını, 14.02.1992 tarihinden itibaren Almanya ülkesinden işsizlik yardımı aldığını belirterek yurda kesin olarak 09.06.1992 tarihinde döndüğü taahhüdünde bulunarak, yurtdışı çalışmalarından 3240 günü borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca, 3201 sayılı Yasa kapsamında yurtdışı borçlanmasına ilişkin tahakkuk yapıldığı, davalının, 25.12.1992 tahsis talebine istinaden 1170 gün Emekli sandığından,

3.240 gün 3201 sayılı Yasa kapsamında yurtdışı borçlanması, 60 gün SSK zorunlu çalışmasına göre toplam 4470 prim ödeme gün sayısına göre, 01.01.1993 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davalının Alman Hizmet cetvelinde, 07.03.1992 – 08.08.1992 tarihleri arasında Arbeitslosigkeit,10.08.1992 – 27.08.1992 tarihleri arasında Krankengeldbezug, 28.08.1992 – 31.087.1996 tarihleri arasında Arbeitslosigkeit açıklamaları belirtilen bildirimler olduğu,

Kurum tarafından davalının 01.07.1992 – 31.08.1992 tarihleri arasındaki 60 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetinin Alman Rant sigorta mercine tabi işsizlik ve hastalık yardımı aldığı hizmet süresi ile iç içe geçtiğinden

bahisle, Kuruma tabi hizmetleri ve 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanması iptal edilerek davalının yaşlılık aylığı kesilmesi üzerine eldeki dava açılmıştır.

Mahkemece, davalının 01.07.1992 – 31.08.1992 tarihleri arasındaki Türkiye’deki Ayhan Şahin isimli işveren nezdindeki çalışmaların gerçek ve fiili olup olmadığı, anılan dönemlerde yurt dışında olup olmadığı yöntemince ve re’sen araştırılmadan, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulmuştur.

2-) 1.11.1965 Tarih ve 12121 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti İle Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme”nin 27. maddesinde de hizmet birleştirmesine ilişkin hüküm yer almakta olup, anılan maddede;

“Her iki akit taraf mevzuatına göre nazara alınabilecek sigortalılık sürelerinin mevcudiyeti halinde, uygulanacak mevzuata göre yardım hakkının doğmasında, diğer akit taraf mevzuatına göre geçen ve aynı zamana rastlamayan, hesaba dahil edilebilir nitelikteki sigortalılık süreleri de nazara alınır. Sigortalılık sürelerinin ne ölçüde hesaba dahil edilebileceği, bunların hesaba dahil edilebilirliğini tayin eden mevzuata göre tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde uyarınca, sigortalının yurtdışında ve yurtiçinde geçen hizmeti birleştirilmek suretiyle sigortalıya bağlanacak aylık hesaplanmakta ve sigortalıya Türkiye’deki çalışmanın yurtdışında çalışılan süreye oranlanması suretiyle “kısmî sözleşme aylığı” bağlanmaktadır.

Diğer taraftan, Hukuk Genel Kurulu’nun 28.04.2010 tarih ve 2010/10-210 Esas ve 2010/240 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun, bir borçlanma kanunu olup, 1. maddesinde.

“Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiş, 9. maddesinde ise.

“Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar, talep ettikleri takdirde, 4 üncü madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa çevrilir” denilmiştir.

Anılan Kanun’un 6. maddesinde ise; A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

a)Yurda kesin dönülmüş olması, ….şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ışığında konunun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, kısmi sözleşme aylığı, sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca bağlanmakta olup, kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma talebinde bulunarak tahakkuk eden borçları ödedikleri takdirde tam aylığa hak kazanmaları mümkündür. Borçlanma yapılmış olması halinde, tahsis yapılabilmesi için diğer koşulların yanında 3201 sayılı Kanun’da yer alan “kesin dönüş” şartının yerine getirilmesi gerekmekle birlikte kısmi sözleşme aylığı bağlanması halinde “yurda kesin dönülmüş olması gerektiğine” ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yine davalının, 01.08.2007 tarihli Alman Hizmet cetvelinde, 31.07.1996 tarihinden itibaren bildirimi yapılan bir hizmet bulunmadığı görülmektedir.

3-) 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır...” hükmünü içermektedir.

5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda; Borçlar Kanununun 63. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Davacının, aylıktan kaynaklanan yersiz ödemeleri iade yükümünün 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmü uyarınca belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Mahkemece, belirtilen hukuki ve fiili durumlar nazara alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.

O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24635, K. 2013/23451, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/24635
Karar No
2013/23451
Tarih
3 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24635 K.2013/41586
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24636 K.2013/40482
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24638 K.2013/41585
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24642 K.2013/40481
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24644 K.2013/40480
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24648 K.2013/38159

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.