KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/24695 E., 2013/17393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 2011/47-2012/117
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Tespite konu dönemde davacının, dava dışı 1097948 numaralı işyerinden 29.04.2008–30.04.2008 tarihleri arasında 2 gün çakışan hizmet süresinin dışlanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, isabetsizdir.
3-) Sigortalı hizmetlerin saptanmasına yönelik davalarda elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki davalı Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, Kurumun işverenle birlikte (pasif) mecburi dava arkadaşı ve yasal hasım konumunda olduğu doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edilmiş bir ilkedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.05.2008 gün ve 10-370/410 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326’ncı maddesi uyarınca vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderleri davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletilir hükmüne rağmen, mahkemece, yargılama giderlerinin sadece işverenden tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24695, K. 2013/17393, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama