KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/24727 E., 2013/25573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/713-2012/562
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılardan ... yönünden davanın reddine, davalılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada; davacı Kurum, davalılar aleyhine murislerinin ölümünden sonra yersiz çekilen aylığın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalıların itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesi, bu Kanun uygulanmasında doğn uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.
Somut olayda; mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Uyuşmazlık, murisin vefatından sonra banka kartı vasıtasıyla çekilen aylığının tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Söz konusu fiil, ceza hukukunda Türk Ceza Kanunu’nun “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması” başlıklı 245. maddesinde müeyyideye bağlanmış olup, anılan maddede başkasına ait bir banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlamak hususu cezalandırılmıştır.
Özel hukuk alanında ise; davanın, somut olayın özelliğine göre, sebepiz zenginleşme veya haksız fiilden kaynaklandığı kabul edilebilir. Bu hukuki sebeplerden herhangi birine dayanılması imkan dahilinde olup, bu durumda hakların yarışmasından (telahukukundan) bahsedilir. (Andreas von Tuhr. Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı, C Edege çevirisi 1983, sayfa 452 ve 453; , Dr. S. Reisoğlu, Sebepsiz İktisap Davasının Genel Şartları 1961, sayfa 42 ve sonrası.
Fikret Eren , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, 4.B., ... 1994, sayfa 14)
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında; somut olayda, uyuşmazlığın, haksız fiilden kaynaklandığı, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanmadığı belirgin olup, bu yönde, davada 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak başka bir hüküm de mevcut değildir. Bu nedenle, davanın İş Mahkemesinde değil, genel mahkemelerde görülmesi gerekir. O hâlde, davacı Kurum ve davalı ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24727, K. 2013/25573, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama