KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/24809 E., 2013/204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
......
Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 01.03.1991 – 01.02.2003 tarihleri arasında davalı işverenlere ait basım - matbaa işyerlerinde geçen çalışmalara ilişkin olarak itibari hizmet süresinin tespiti istemli davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi olup, davacıya ait hizmet cetveli ve tüm dosya çerçevesinde dava değerlendirildiğinde;
a-) Davacının 15.07.1991 – 31.07.1991, 25.03.1992 – 10.10.1992 dönemlerinde dava dışı farklı işverenlere ait işyerlerinde çalıştığı belirgin olup, anılan hizmetlere ait sigortalılık sürelerinin dışlanmaksızın hüküm altına alınması,
b-) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu,
ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanarak hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmış olup, talebin 01.03.1991, davalı işverenlere ait işyerlerindeki çalışmaların 01.02.1993 tarihinden itibaren başladığı göz ardı edilerek, anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde sigortalılık sürelerinin 01.01.1991 gününden başlayarak karara bağlanması,
c-) Dava dışı işverenlere ait işyerlerindeki hizmetlerle birlikte davacının toplam prim ödeme gün sayısı 3813 olmasına karşın, maddi hataya dayalı olarak anılan sürenin 3843 olarak yazılması, ./..
-2-
d-) Ek 5. maddedeki, fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanacağı yönündeki düzenlemeye aykırılık oluşturacak şekilde, toplam prim ödeme gün sayısının, anılan sayının dörtte biri ile toplanarak elde edilen sayının itibari hizmet süresi olarak değerlendirilecek sigortalılık süresi olarak hüküm altına alınması,
e-) 5502 sayılı... Kanununun 36. maddesine göre, ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan bağışık olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, davalı Kurumun harç tutarından sorumluluğu yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24809, K. 2013/204, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama