KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/25054 E., 2013/3820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Dava, ödenmeyen sağlık hizmeti bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunun 134'üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın temeli taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasına yönelik olup, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunu'nun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı başlıklı 2'nci maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri olarak gösterilmiş, yargı yetkisinin sınırı ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Eldeki davada uyuşmazlığın, taraflar arasında özel hukuk hükümleri çerçevesinde sözleşme serbestisi ilkelerine göre yapılan sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, idari yargıda dava açılmasının mümkün olamayacağının, genel mahkemelerin görevli olduğunun gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/25054, K. 2013/3820, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama