KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/284 E., 2012/18593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 144-191
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının murisi ... ’ın, davalı nezdinde geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının murisinin davalı yanında çalıştığına ilişkin bordro tanığı ve yazılı delilin bulunmadığı, davacının çalışmasının ispatlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller, sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Şu halde yapılması gereken iş, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacı tarafça muris ... ...’ın davalı yanında çalıştığı ve bir kısım sürelerinin kuruma bildirildiği, talep edilen sürelerinin bildirilmediğinin belirtilmesi karşısında.
Kurumdan davacı murisinin hizmet cetveli ve işe giriş bildirgesi gibi kayıtlarda dahil bütün belgelerin celbi, dokumacılık faaliyetlerinin nerede, kime ait binada, tam olarak kim tarafından icra edildiğinin, kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine katıldığı belirtilen davalının, nerelerden ihale aldığının tespiti, işyerinin mülkiyetinin kimin adına kayıtlı olduğu,
işyerinin gerçek sahibinin ve davacı murisinin gerçek işvereninin kim olduğunun tespiti, işyerinin sahibi olduğu iddia edilen davalının bu faaliyetlerine ne zaman başladığının, hangi vergi dairesine bildirip, kaydettirdiğinin, davacı murisi adına Bağ-Kur kaydının, vergi kaydının olup olmadığının tespiti ile, davalının idaresinde icra edilen dokuma faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olabilecek başkaca komşu işyeri tanıklarının tespiti ve tespit edilen kamu tanıklarının beyanlarının alınması, sonradan dinlenen tanık beyanları ile,
önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişkinin giderilmeye çalışılması suretiyle, toplanan deliller hep birlikte değerlendirip, takdir ederek, varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/284, K. 2012/18593, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama