KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/308 E., 2012/18597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 281-678
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının 12.06.1984-28.02.1985 arası tespiti istenen sürelerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 01.03.1985-30.08.1986 tarihleri arası 1 yıl 5 ay 26 gün asgari ücretle çalıştığının tespiti ile, davanın bu şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller, sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Şu halde yapılması gereken iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacı tarafça davalı yanında iddia edilen tarihler arasında çalışıldığı ve bu çalışma sürelerinin bildirilmediğinin belirtilmesi karşısında, öncelikle, davacının, askerlik yaptığı tarihleri ilgili askerlik şubesinden sormak, tespitine karar verilen dönemde asker olup olmadığını tespit etmek, askerlikle çakışan süreler varsa bunları dışlamak, çakışma olmayan sürelerdeki çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışma olup olmadığının belirlenmesi için,
işverenin işe giriş bildirgesinde belirttiği “...Caddesi ...Sokak No 40 Ankara” adresine göre, komşu işyeri tanıklarının tespiti, yine, davalı adına tescilli 70... ve halen faal gözüken 1055... sigorta sicil numaralı işyerlerinin Kurum nezdindeki kayıtlarının getirtilmesi, bu kayıtlara göre, davalının bu işyerlerinde, daha önceleri veya öteden beri halen çalışan kişilerin tespiti, tespit edilen tüm kamu tanıklarının beyanlarına başvurulması, sonradan dinlenen tanık beyanları ile,
önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişkinin giderilmeye çalışılması suretiyle, toplanan delilleri hep birlikte değerlendirip, takdir ederek, varılacak sonuca göre, bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/308, K. 2012/18597, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama