KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/3115 E., 2013/24209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/182-2011/735
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Dava, itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Meral Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sigortalının dava açıldıktan sonra vefatı üzerine davaya mirasçıları olan ..., ...... ile devam edildiği halde, gerekçeli karar başlığında ......'ın davalı olarak gösterilmemiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK’nın 459. maddesi) uyarınca mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava, avukatlık mesleği nedeniyle topluluk sigortasına tabi olan ve 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılk aylığı bağlanan davalıların murisinin avukatlık mesleğine devam etmesi nedeniyle kesilmesi gereken sosyal güvenlik destek primi alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, Fazla ve Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Yönetmeliğin 13. Maddesi uyarınca, sosyal güvenlik destek primi alacağının gelir/aylıklardan kesinti yapılmak suretiyle tahsili gerektiği, doğrudan icra takibi yapılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; bu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Zira sözkonusu yönetmelik hükümleri, yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin olup, dava konusu alacak ise '' sosyal güvenlik destek primi '' alacağı olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 14.maddesi ve 506 sayılı Yasa'nın 63/B-2. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun Geçici 14. maddesinde: “…Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malullüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak;
a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destik primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
b) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15'i geçemez...” hükmü yer almaktadır.
Anılan maddenin (b) bendine göre, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreler için sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılacaktır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasanın 63/B-2. maddesinde ise; '' bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil, almakta oldukları aylıklarından % 15 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir '' hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşında yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenlerin, sosyal yardım zammı dahil almakta oldukları aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/3115, K. 2013/24209, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama