KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/412 E., 2012/19605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 15-131
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının, davalı işveren nezdinde Haziran 2000’den, 02.06.2001 tarihine kadar geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, Kuruma bildirilen veya Kurumca tespit edilen böyle bir çalışmanın olmadığı, bu nedenle hak düşürücü sürenin kesilmediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Şu halde yapılması gereken iş, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu ve re’sen araştırma ilkesi kapsamında olduğu gözetilerek, davacı tarafça davalıya ait işyerinde çalışıldığının belirtilmesi karşısında, 02.06.2001 tarihinde yük indirme işi esnasında, davacının yaralanmasına sebebiyet veren iş kazasından, Kurumun haberdar olup olmadığının araştırılması,
Kurumun iş kazasına vakıf olması söz konusu ise, 506 sayılı kanunun 79/10. maddesinin, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır” hükmü gereği talep 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmayacağından, işin esasına girmek ve bir karar vermek.
Kurum iş kazasına vakıf olmamış ise, daha önce verilen kararda olduğu gibi, talebin hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle reddine karar vermek suretiyle, toplanan delilleri hep birlikte değerlendirip, takdir ederek, uyuşmazlığı, sonuca bağlamaktan ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/412, K. 2012/19605, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama