KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/4175 E., 2012/9026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 591-1102
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)23.06.1997 – 11.10.2003 tarihleri arasında davalı işverene ait ticari takside hizmet akdine dayalı şoför olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada verilen kısmen kabul yönündeki ilk kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kurulan aynı nitelikteki hükmün temyiz denetimini gerçekleştiren Dairemizce 16.06.2009 gün ve 849-11020 sayılı ilamı ile yeniden bozulduğu, bu kez anılan ilama uyulduktan sonra mahkemece davanın reddedildiği belirgin bulunmakla.
26.12.2001 tarihinde davacı hakkında düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanağı, çalışma iddiasına yönelik olarak davalı işverenin üstü örtülü kabulü, mahkemece bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının 26.12.2001 gününden itibaren ara vermeksizin hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı kanıtlanmış olup, anılan tarih sonrasına ilişkin istemin hüküm altına alınması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tümüyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/4175, K. 2012/9026, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama