KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/4243 E., 2012/19455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1588-1089
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan şirkete ait işyerinde 29.10.2003-02.02.2006 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. O halde yapılacak iş, davacının çalışmasının gerçekliği ile süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan İskenderun 1. Noterliği’nin 09.12.2005 tarih 23121 yevmiye numaralı ihbarname ile davacı tarafın 30.05.2006 tarihli dilekçesindeki yazılı beyanları birlikte değerlendirilerek,
dava konusu dönemde işten ayrılıp tekrar çalışmaya başlayıp başlamadığı yöntemince araştırılarak çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı ortaya konulmalı, dosyaya sunulan davacıya ait işyeri şahsi sicil dosyasında yer alan işe girmesine mani hal olmadığını bildirir sağlık raporunun 17/02/2004 tarihli olması gözetilerek davacının 29.10.2003 tarihi itibariyle işe başlayıp başlamadığı belirlenmeli, ihtilaflı çalışma dönemine ait işveren nezdindeki bordrolar dâhil tüm belgeler getirtilerek denetime olanak verilmeli;
varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının akıbeti araştırılarak dosya arasına getirtilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli; bunun dışında davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; ihtilaflı dönem bordrolarında kayıtlı kişilerden işyerinde halen çalışanlar dışında tarafsız tanıklar saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı;
aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/4243, K. 2012/19455, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama