KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/4806 E., 2012/12841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 259-615
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Dava, sigortalılık süresi başlangıcının 24.10.1973 tarihi olduğunun tespiti ve 01.01.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ile dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
506 sayılı Kanunun Geçici 81/C maddesine göre, "a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır....b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ... bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,... Şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler." düzenlemesi kapsamında 15 yıllık sigortalılık süresi, (eldeki davaya ilişkin) 55 yaşını doldurmuş olma ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunma şartlarının tümünün aynı anda gerçekleşmiş olması gerekir.
Açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde somut olayda; 19.12.1954 tarihinde doğan davacının, 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartını 2006 yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleştirdiği ve bu çerçevede yaşlılık aylığı bağlanması için 57 yaşını doldurmuş olması gerektiği gözardı edilerek, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/4806, K. 2012/12841, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama