KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/5639 E., 2012/9583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 424-1099
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı Kurum'a yapılan tahsis başvurusunun, sigorta başlangıcının 10.03.1986 olarak alınması nedeniyle 25 yıllık sigortalılık süresinin dolmadığından bahisle haksız yere red edildiğini beyanla, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini ve hak ediş tarihlerinden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, ... no’lu işyerinden verilmiş 02.12.1977 tarihli işe giriş bildirgesi ile aynı işyerinden yapılmış 1977/3.ve 4., 1978/1.ve 2., 1980/3.dönemdeki çalışmaların davacıya ait olduğundan hareketle, 06.02.2006 günlü tahsis talebi doğrultusunda aylığa hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin 26.03.2009 tarihli bozma kararında, ... no’lu işyerinden verilmiş 02.12.1977 tarihli işe giriş bildirgesinde kimlik bilgileri yer alan “... oğlu, 1960 Çorum doğumlu ...” adlı bir şahıs adına sigorta sicil kaydının varlığı ile, nüfus kaydının bulunup bulunmadığı Çorum ili ve ilçe nüfus müdürlüklerini kapsayacak şekilde sorulup araştırılması öngörüldüğü halde, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın karar tesisi isabetli görülmemiştir.
Şu halde yapılması gereken iş; “... oğlu, 1960 Çorum doğumlu, ...” adlı bir şahıs adına davalı Kurum nezdinde sigorta sicil kaydının bulunup bulunmadığı; yine, aynı şahıs adına nüfus kaydının bulunup bulunmadığı Çorum ili ve ilçe nüfus müdürlüklerini kapsayacak şekilde sorulup araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan kabule göre de; yaşlılık aylığı aylık başlangıcının, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olarak alınması gerekirken, tahsis talep tarihi şeklinde alınması hatalı olduğu gibi; hak edilen yaşlılık aylıklarında faiz başlangıç tarihinin, aylık talebinin 506 sayılı Yasanın 116. maddesinde yazılı üç aylık sürenin sona ermesinden önce reddedilmesi halinde Kurumun red tarihi, üç aylık sürenin geçirilmesinden sonra reddedilmesi halinde ise, üç aylık sürenin sona erdiği gün ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 161. maddesinde dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken; bu yönde bir belirleme yapılmaksızın ve hak ediş tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ayrıca isabetli görülmemiştir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/5639, K. 2012/9583, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama