KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/5922 E., 2012/13216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 238-775
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma üzerine, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacıların avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yargılama sırasında ölümü ile, mirasçıları tarafından davaya devam edilen sigortalı ...’ın, davalılardan işverene ait işyerinde, 01.04.1965 – 05.05.1971 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istenilmiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; karar verilirken, Dairemizin, uyulan bozma kararı gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Çalışmaları davaya konu olan sigortalı için, davalılardan işverene ait işyerinden düzenlenen 01.04.1965 tarihli işe giriş bildirgesi verilerek, 507... sigorta sicil numarası ile tescilinin yapıldığı; işyerinden verilip, dosyaya sunulan bazı dönem bordrolarında sigorta sicil numarası 079... olarak yazılıp, bazılarında ise sicil numarası hiç yazılmaksızın, davacı adıyla 1080 gün prim ödendiği, diğer dönem bordrolarının bulunamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırmada, üzerinden uzun süre geçtiğinden, belgelere ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma öncesinde dinlenen tanıkların bordrolarda yazılı olmadığı, bozma sonrasında dinlenen tanıkların ise uyuşmazlık konusu dönemin bir kısmında bildirildikleri görülmüştür.
Dairemizin, uyulan bozma ilamında da belirtildiği gibi; Mahkemece, öncelikle, bildirilen hizmetler yönünden, 079... sicil numaralı başkasının bulunup-bulunmadığı araştırılmalı, varlığı halinde hak alanını ilgilendireceğinden, davalı yerden bildirilen çalışmalara ilişkin olarak, yaşıyorsa kendisinin, ölmüş ise mirasçıları vb. kişilerin beyanına başvurularak, çalışmaların kime ait olduğu belirlenmeli; başkasının siciline bildirilmemiş ise, bordrolarda davacı adının yazılı olduğu, tanık beyanları ve sicil numaralarındaki benzerlik gözetilerek, bildirilen çalışmalar davacılar murisine maledilmelidir.
Kurum’a bildirilmeyen süreler yönünden ise; dosya kapsamından, uzun süre geçmiş olan çalışmalar yönünden, belgelere ulaşılamayacağının anlaşılması karşısında, iddia edilen dönemde, işyeriyle ilgili görev ilişkisi bulunan kişiler veya daimi çalışanların beyanına başvurularak, çalışma olgusunun sürekli olup-olmadığı, belgelerine ulaşılamayan dönemlerde iş yerinden ayrılmış olup-olmadığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/5922, K. 2012/13216, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama