KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/6205 E., 2013/16198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/342-2011/1570
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ihtirazi kayıtla ödediği miktarın istirdatını talep etmiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, asgari işçilik uygulaması nedeniyle tahakkuk ettirilen 125.213, 41 TL prim borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitini, ihtirazi kayıtla ödediği 132.147,17 TLnin istirdatını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı ödemeler de gözönüne alınarak prim borcu bulunmadığının tespiti ile fazladan ödediği 2. 406, 30 TLnin istirdatına karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; toplam prim borcu 129.790,87 TL olarak tespit edilmiş olup, fazla ödenen 2.406, 30 TL nin istirdatına karar verilmiş olmasına rağmen, çelişki yaratacak şekilde "prim borcu bulunmadığının tespitine" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Diğer taraftan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde "Tarifenin ...... kısmının ...... bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (...... ...... ...... fıkrası, ... ...... birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu ...... son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret tarifenin ...... kısmının ...... bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz." kuralı öngörülmüş olup, tarifedeki kuralın "Belirlenen bu ücret tarifenin ...... kısmının ...... bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz." kısmının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih, YD İtiraz No:201I/321 sayılı Kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Avukatlık ücretinin takdirinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan "hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." şeklindeki açık yasal düzenleme uyarınca, karar tarihindeki tarife hükümleri gereği, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/6205, K. 2013/16198, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama