KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/6249 E., 2012/12783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 8-74
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyada süre tulum dilekçesinin bulunmaması ve davacı Kurum harçtan muaf olduğundan temyiz harcının yatırılmasına ilişkin dosya kapsamında belge bulunmaması üzerine, davacı Kurum vekili temyizinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı Kurum vekilinin Dairemizin söz konusu kararının düzeltilmesine ilişkin dilekçesine Eskişehir İş Mahkemesi aracılığıyla gönderdiği süre tutum dilekçesini eklediği, posta masraflarını süresinde yatırdığı ve sözü edilen evrakın süresinde Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesince alındığına ilişkin posta alındı belgelerinin de eklendiği ve buna göre davacı Kurum vekilinin temyizinin süresinde olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 03.11.2011 tarih ve 7692 / 15406 sayılı ilamının maddi yanılgı nedeniyle KALDIRILMASINA;
2-İşin esası yönünden yapılan incelemede;
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isleyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere..." ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş.
Anayasa'nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay'ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından;
dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki. bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/6249, K. 2012/12783, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama