İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/6523 K.2012/6014

Dava, yersiz olarak ödendiği iddia edilen aylıkların tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.

Esas2012/6523Karar2012/6014Tarih27 Mart 2012Okuma4 dk · 815 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/6523 E., 2012/6014 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

815 kelime·4 dk okuma

Dava, yersiz olarak ödendiği iddia edilen aylıkların tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 21.12.2010 gün ....Karar sayılı ilâmında; “Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 68. ve 93. maddeleri ile İcra İflas Kanununun 67. maddesi olup, 01.08.1982 tarihi itibariyle ...’lı babadan dolayı ölüm aylığı alan davalıya, yine ... emeklisi anneden dolayı 23.11.1997 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanıp 25.06.2004 tarihine kadar tam aylık üzerinden toplam 5298,61 TL ödeme yapıldığı, Kurumca 26.06.2004 tarihi itibariyle 506 sayılı yasanın 93. maddesi kapsamında işlem yapılarak az olan anneden bağlanan aylığın yarıya indirilip 23.11.1997-25.06.2004 arası ödenen aylıkların ise tamamının icra takibine ve davaya konu edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 93. maddesi kapsamında takibe ve davaya konu tutarın yarısı olan 2649,30 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, takibe konu alacağın likit, yani belirgin olması, başka bir anlatımla, ölüm aylıkları her ay kendisine ödenen borçlunun, herhangi bir hesaplamaya gerek olmaksızın yalnız başına borç miktarını bilebilecek durumda bulunması karşısında, davacı Kurum lehine İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde ve yazılı biçimde inkar tazminatının reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

Öte yandan, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır...” hükmünü içermektedir.

5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, anneden bağlanan ölüm aylığına ilişkin olarak kuruma ibraz edilen 24.06.1997 tarihli beyan ve taahhüt belgesinde, babadan dolayı ölüm aylığı alındığının açıkça belirtilmesi ve beyan ve taahhüt belgesi içeriğine göre davalının iyi niyetli bulunması karşısında, davalının, kabule konu yersiz ödeme tutarına göre sorumlu olduğu faiz tutarının 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesi hükmü uyarınca belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davalının faiz sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.” denmek suretiyle ilk hüküm bozulmuştur.

Bozma sonrası alınan 20.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda; faize ilişkin herhangi bir hesap yapılmaksızın, 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesi kapsamında Haziran 1999-23.06.2004 arası dönemde Kurumun talep edebileceği alacak tutarının 4.931,01 TL olduğu, takip tarihinden önce yazılı bildirim yapılmadığından, işleyen faizden dolayı davalının sorumlu olmayacağı belirtilmiş, mahkeme ise, rapor doğrultusunda 4.931,01 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak tutarı ile faize ve likit olmadığı gerekçesiyle inkâr tazminatına yönelik istemlerin reddine hükmetmiştir.

Hükmün, sadece davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi karşısında, 25 Şubat 2011 gün 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan faize ilişkin “üç ay” ibaresinin “yirmidört ay” ve “üç aylık” ibaresinin “yirmidört aylık” şeklinde değiştirildiği, hatalı işlemin Kurumca

26.06.2004 tarihinde öğrenilip icra takibinin ise 28.03.2005 tarihli olduğu gözetildiğinde faize yönelik bir hesaplama yapılmamış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, hükmüne uyulan bozma ilâmında alacağın likit olduğu ve Kurum lehine icra inkâr tazminatı hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, yazılı gerekçelerle bu gereğin yerine getirilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hüküm fıkrasının beş ve altıncı satırında yer alan “alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine” hükmünün tamamen silinerek yerine “Kabule konu asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine” hükmünün yazılmasına, kısa kararın da bu biçimde düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/6523, K. 2012/6014, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6523
Karar No
2012/6014
Tarih
27 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/6523 K.2012/8685
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/6524 K.2012/9054
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/6524 K.2012/7775
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/6524 K.2012/6165
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/6525 K.2012/7142
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/6526 K.2012/4509

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.