KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/6888 E., 2012/9900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 28-1122
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu md. 388) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Davalılardan işveren ... Spor A.Ş. temsilcisi de ... olup, karar başlığına davalı olarak, “... – ... Spor A.Ş. yetkilisi” olarak yazılmış olması, isabetsiz bulunmuştur.
2- Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.08.1991-31.05.1992, 15.08.1992-31.05.1994, 01.08.1994-31.05.1995, 08.08.1995-27.08.1996, 18.08.1997-31.05.1998, 13.10.1999-31.05.2000, 31.01.2001-31.05.2001 ve 31.08.2004-31.08.2005 tarihleri arasında profesyonel futbolcu olarak çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, Kurum nezdindeki şahsi dosyasından, davalılardan işverene ait işyerinden ilk defa 25.08.1991 tarihinden itibaren bildirildiği ve kabulüne karar verilen sürelerden 15.08.1991- 24.08.1991 dönemine ilişkin Kurum’a bildirim veya Kurumca tespitin bulunmadığı; Yine, talep ve hüküm ile dosyadaki belgelere göre, 1996 – 1997 sezonunda çalışmaya ara verilmiş olup, ara verme sonrası 1997 yılındaki çalışmanın 01.10.1997 tarihinden itibaren Kurum’a bildirildiği, 18.08.1997 – 30.09.1997 dönemi için Kurumun yaptığı bir tespitin de bulunmadığı gözetildiğinde; davanın açıldığı tarihe göre, kabulüne karar verilen 15.08.1991- 24.08.1991 ve 18.08.1997 – 30.09.1997 tarihleri arası dönemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Bunun sonucu olarak, davanın kısmen reddi nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılardan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekecektir. 3- 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36 ncı maddesi hükmüne göre; ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan müstesna olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, davalı Kurum’un, harçtan sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3'üncü maddesi gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/6888, K. 2012/9900, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama