KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/7087 E., 2012/15488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 188-465
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Dava, ilk peşin değerli gelir ile masrafların kusur farkına karşılık gelen tutarlarının 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Yasaya dayalı olarak açılan rücuan tazminat davalarında; zaman aşımının, işverenler açısından Borçlar Kanununun 125. maddesine göre belirlenmesinde, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan 3. şahıslar yönünden ise, Borçlar Kanununun 60. maddesinde öngörülen haksız fiil zaman aşımına tabii olduğunda tereddüt yoktur. Bu arada zaman aşımının başlangıcı konusuna gelince.
506 sayılı Yasada zaman aşımının (özel olarak) düzenlenmediği düşünüldüğünde; genel hükümler çerçevesinde çözüm arama gereği vardır. Gerçekten de Borçlar Kanununun 128. maddesinde. “Zaman aşımı, alacağın muaccel olduğu zamanda başlar” denilmektedir. Kurum açısından alacak hakkı, bağladığı gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geleceğinden, muacceliyetin de onay tarihi olacağı açıktır.
O halde, 26. maddeye ilişkin davalarda zaman aşımı, masraflar için sarf; gelirler için ise ilk peşin sermaye değerinin başlangıçtaki gelir bağlama onay tarihinden başlatılmalıdır. Üçüncü kişiler aleyhine açılan davalar ise Borçlar Kanunu madde 60 gereğince 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıcı zarar görenin faile ve fiile ıttıla tarihinden itibaren bir, her hal ve koşulda olay tarihinden itibaren 10 yıldır.
Zarara ıttıla ise gelirler yönünden gelirlerin onay tarihi, masraflar yönünden ise her bir masrafın sarf ve ödeme tarihidir.
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 26.05.1999 tarihinde meydana geldiği, 02.03.2010 tarihinde açılan dava ile 20.06.2002 onay tarihli gelirler ile 05.04.2000, 18.12.2000, 12.05.2003 ödeme tarihli masrafların tahsilinin talep edildiği, davanın, işveren Ltd.
Şti. ile şirket müdürü ve müteahhit ... ve inşaat kalfası ... aleyhine açıldığı, Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/705 Esasında davalı ... hakkında kamu davası açılmış ise de bu yönde bir araştırma yapılmadığı, tüm davalıların ortak avukatı tarafından süresinde zamanaşımı savunmasında bulunulmuş olmasına rağmen, mahkemece, zamanaşımı def’i yönünden gerekli inceleme ve irdeleme yapılmaksızın yazılı biçimde karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ceza dosyası da getirilip, davalı ... ve ...’un zamanaşımı definin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/7087, K. 2012/15488, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama