KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/7202 E., 2012/20362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 345-16
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Davacı, 1994 yılındaki ilk prim tevkifatını takip eden ay başından itibaren 2011 yılına kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne “davacının 01/07/1994 ile 31/11/2007 tarihleri arasında 2926 sayılı kanun kapsamında sürekli ve kesintisiz zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Kurumca, davacının, yargılama aşamasında, 01.07.1994-31.12.1994 ve 01.04.2005-31.12.2007 tarihleri arasındaki süre yönünden 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edilmesi karşısında, anılan dönem yönünden davanın konusunun kalmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.
29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Eldeki davada; dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/7202, K. 2012/20362, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama