KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/738 E., 2012/10903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 238-375
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Davacı, Kurum işleminin iptalini, yaşlılık aylığının devamını, ödenmeyen birikmiş aylıklara ilişkin olarak da şimdilik 1.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda; 23.05.1969-31.12.2001 tarihleri arası yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanan davacıya, 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış; celbedilen 16.09.2010 tarihli TR 4 belgesine göre,31.05.2010 tarihine kadar yurtdışı çalışmasının devam ediyor olması nedeniyle, aylığı, başlangıç itibarıyla iptal edilerek, 01.05.2005-31.05.2010 tarihleri arası dönem için yersiz aylık tahakkuku yapılmış; ayrıca, kesin dönüş 31.05.2010 kabul edilerek, 01.06.2010 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı yeniden bağlanmıştır.
Kurum işlemine esas 16.09.2010 günlü tercümesiz TR 4 belgesine göre, davacının, 01.01.2005-31.05.2010 tarihleri arası dönemde “RV” koduyla ve “Krankengeldbezug” izahatıyla sigortalılık süresinin göründüğü anlaşılırken; dava dilekçesi ekinde sunulan tercümeli işveren yazılarında ise, davacının “01.10.2006-31.05.2010 tarihleri arası dönemde yaşlılık nedeniyle kısmi istihdamın mesaiden vareste tutulma döneminde” olduğu ifade edilmektedir.
Davacı, 01.01.2005 tarihinden itibaren yurtdışında fiili çalışmasının bulunmadığını, 01.05.2005-31.05.2010 arası döneminde, Alman mevzuatınca öngörülen fiili çalışma olmaksızın işverenle yapılan anlaşma gereği “yaşlılık nedeniyle kısmi istihdamın” söz konusu olduğunu, Kurumun iddia ettiği gibi yurtdışı çalışmasının bulunmadığını beyanla; Kurum işleminin iptalini, aylığın devamını, ödenmeyen birikmiş aylıklara ilişkin olarak, şimdilik 1.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, anılan TR 4 belgesine göre, 01.01.2005-31.05.2010 tarihleri arası dönemde yardım alınması ve kesin dönüşün gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır.
Şu halde, yapılması gereken iş; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, aylık bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun yeniden ve usulünce (bu anlamda özellikle yurtdışı sigorta merciine ait tercümeli hizmet cetveli celbedilmeli; ibraz edilen TR 4 belgesindeki 01.01.2005-31.05.2010 tarihleri arası dönemde görülen sigortalılık süresinin niteliği ve bunun kesin dönüşe engel olup olmadığı; davacı tarafından ibraz edilen işveren yazısında belirtilen “yaşlılık nedeniyle kısmi istihdamın” hukuki niteliği ve bunun kesin dönüşe engel bir hal teşkil edip etmediği v.s) araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/738, K. 2012/10903, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama