KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/8065 E., 2012/24811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 231-315
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının murisi ... ... ...’ün davalı Kaymakamlık nezdinde 52...35 sigorta sicil numarası üzerinden 1965-1966 yıllarında 450 gün çalıştığının, bu işveren nezdinde geçen çalışmaların muris ... ... ...’e ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının babasının 1965-1966 yıllarında çalıştığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı ve ilgili bekçi teşkilatının da 1967 yılında kurulduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ise de; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Şu halde, yapılması gereken iş, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu ve re’sen araştırma ilkesi kapsamında olduğu gözetilerek, davacı tarafça davalıya ait işyerinde çalışıldığının belirtilmesi, bordro tanıklarının, murisin çalışmasına dair tevilli beyanda bulunmaları, Serik Kaymakamlığı tarafından 17.09.1965 tarihinde ... oğlu 01.09.... doğumlu Serik nüfusuna kayıtlı ... ... ... adına verilmiş olan işe giriş bildirgesi,bu bildirge yanında emniyet müdürlüğü cevaplarının; dava edilen dönemde işyerinin varlığını göstermesi karşısında, öncelikle, Serik Kaymakamlığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı gözetilerek,
davada husumet İçişleri Bakanlığına yöneltilmesi sağlanmalı, yine, davacıya, talebi açıklatılmalı, davacının talebinin, 52...35 sigorta sicil numarası üzerinden Serik Kaymakamlığı tarafından 17.09.1965 tarihinde ... oğlu 01.09.... doğumlu Serik nüfusuna kayıtlı ... ... ... adına yapılan sigortalılık bildiriminin muris ... ... ...’e ait olduğuna yönelik bir aidiyet davası mı, yoksa, hem bu sigortalılık numarasının, hem de bu numara üzerinden bildirilen veya bildirilmeyen çalışmaların tespiti, yani, aidiyet ve hizmet tespiti davası mı olduğu açıklattırılmalı, mahkemece, buna göre araştırma yapılamalı,
bu kapsamda muris ... ... ...’ün nüfus kayıt örneği temin edilmeli, murisin nüfus kaydının başka bir yere taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, 01.03.1965 tarihli işe giriş bildirgesinin üst bölümünde bilgileri yer alan ... oğlu 01.09.... doğumlu Serik nüfusuna kayıtlı ... ... ... isimli birisinin var olup olmadığı, bu kişi ile, muris ... ... ...’ün aynı kişi olup olmadığı, yine, aynı bildirgenin alt bölümünde yazılı Serik Nüfus Müdürlüğünden verilme 07.04.1948 tarih ve 17219 sayılı nüfus hüviyet cüzdanının kime ait olduğu,
ilgisine göre, nüfustan ve nüfusa kayıtlı olduğu yerden kolluk marifetiyle araştırılmalı, 52...35 sigorta sicil numarası sigortalının sigorta dosyasının onaylı bir örneği temin edilmeli, işe giriş bildirgesindeki imzanın murise aidiyeti araştırılmalı, Serik Emniyet Müdürlüğü tarafından isimleri liste halinde bildirilen kişilerden, özellikle, o dönemde çalışan kişilerin dosyalarındaki bekçilik teşkilatıyla ilgili evraklar ile,
1356.05 sigorta sicil numaralı Serik Kaymakamlığı Bekçi Teşkilatının dava dilekçesinde talep edilen tarihleri kapsar aylık sigorta primleri bildirgeleri, ücret bordroları, dönem bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri, Kurum müfettişleri tarafından yapılan teftişe ilişkin tutanaklar ve diğer kayıtlar yeniden yapılacak yazışmalar ile, eksiksiz celbedilmeli, getirtilen bu evraklarda murisin isminin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile,
gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmak suretiyle, toplanan deliller hep birlikte değerlendirip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8065, K. 2012/24811, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama