KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/8209 E., 2012/14784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 605-505
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, hak sahibi eş ...’un, 23.06.2004 tarihinde vefat etmesine rağmen, ölüm aylıklarının çekilmeğe devam edilmiş olması nedeniyle, 23.06.2004-02.03.2007 tarihleri arası dönemde, yersiz çekilen ölüm aylıkların tahsili amacıyla, davalı mirasçı aleyhine yapılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle; itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, 16.09.1998 tarihinde vefat eden davalının babası ...’a ait aylıkların yersiz çekildiğinden hareketle ve anılan muris üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeğe elverişli değildir.Çünkü, aylıkları yersiz olarak çekilen Kurum sigortalısı, davalının babası olan ve 16.09.1998 tarihinde vefat eden ... olmayıp; anılan şahsın vefatıyla hak sahibi olarak ölüm aylığı bağlanan ve 23.06.2004 tarihinde vefat eden anne ...’dur.
Şu halde, yapılması gereken iş; davaya ve takibe konu yapılan ve çekildiği iddia edilen aylıkların Bankanın ATM cihazları kullanılarak mı, yoksa, vekaletname yoluyla mı çekildiği araştırılmalı; muris ...’a ait nüfus kaydına göre, murisin davalı ile birlikte 2 oğlu daha bulunmakta olup, ölümden sonraki aylıkların kimin tarafından çekildiği konusunda bilgi ve görgülerine, mümkün ise başvurulmalı; muris ...’un ölümünden önce, son oturduğu adres ile, bu adreste birlikte ikamet ettiği kişiler usulünce ve yeniden araştırılarak belirlenmeli; buna yönelik varsa, kurum iddiaları ve delilleri üzerinde durularak, gerçek durum saptanmalı ve toplanacak tüm deliller birlikte yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik araştırma, inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8209, K. 2012/14784, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama