KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/8283 E., 2012/13254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 93-144
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirin 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle gerçekleşen davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde, temyizen incelenmesi taraflarca istenilmesi ve davalı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.07.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı asil gelmedi; karşı taraf adına Av. ... geldi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava dilekçesinin “adreste birlikte sakin annesi ...’a ...” tebliğ edildiği, davalının annesinin aynı zamanda iş kazası sonucu vefat eden sigortalının da annesi olarak tek hak sahibi olduğu, bu şekliyle Tebligat Kanununun 39. maddesinde belirtilen, davada hasım olarak alakası bulunduğu, nitekim davalının temyiz dilekçesinde de annesi ile menfaat çatışmasının bulunduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre, davanın tarafları ve diğer ilgililer, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılabilmesi için öncelikle, tarafların iddia ve savunmalarını beyan etmeleri amacıyla, usulüne uygun biçimde davet edilmeleri gereklidir. Dava dilekçesinin davalıya yöntemince tebliği ve taraf teşkili sağlanmadan; savunma hakkı ortadan kaldırılarak davanın esasına girilip hüküm kurulmuş olması;
3- Kabule göre, rücu davalarında gelirler yönünden faiz başlangıç tarihinin onay tarihi olduğu, somut olayda hak sahibine bağlanan gelire ilişkin onay tarihi yönünden, gelir bağlama kararında yer alan tarih ile peşin sermaye değeri hesapları tablosundaki tarih arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8283, K. 2012/13254, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama