KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/8356 E., 2012/22607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/299-2011/620
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkinidir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. A) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar avukatlarının, yerinde görülmeyen, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
B)1–506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Davacı adına, davalı işveren tarafından Kuruma intikal ettirilen işe giriş bildirgesinde, işe giriş tarihinin 15.06.1990 olduğu ve davanın 19.01.2010 tarihinde açıldığı gözetildiğinde; mahkemece, kabule konu olan 07.06.1990 – 14.06.1990 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü süreye uğradığı nazara alınmadan, davacının, 07.06.1990 – 14.06.1990 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitine karar verilmesi,
2–Davacının, 15.05.1995 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmaya başladığı dikkate alınmadan, mahkemece, davacının 15.05.1995 – 16.06.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesi;
3–Kabule konu yapılan 01.01.1994 – 31.12.1994 tarihleri arası çalışma döneminde, günlük asgari ücret üzerinden tespit hükmü kurulması gerekirken; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. (mülga HUMK 74.) maddesindeki taleple bağlılık ilkesi ihlal edilmek suretiyle; günlük asgari ücret tutarından fazlasına karar verilmiş olması;
4–Davalılardan T.C. ...’nın genel bütçeye dahil idarelerden olduğu ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan müstesna olduğu gözetilmeden, aleyhine yargılama aşamasında yapılan harçlara ilişkin hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8356, K. 2012/22607, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama