KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9181 E., 2012/15742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 85-473
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Davacı, evine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, SGK Başkanlığı tarafından 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte, haline münasip evinin haczedildiği gerekçesi ile meskeniyet iddiasının kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan mahallinde yapılan keşif sonucu inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın 90.000.00-TL edeceği ve borçlunun haline münasip oturabileceği bir evi 75.000.00-TL’na alabileceği, taşınmazın satılması durumunda satış bedelinin borcun tamamını tahsili halinde kalan para ile davacının halline münasip bir ev alamayacağı bildirilmiştir.
6183 sayılı Yasanın 70. maddesine göre, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İş mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmeyecektir.
Davacının kızı ve bazen de torunu ile yaşadığı ve bu kişilere bakmakla yükümlü olduğu değerlendirilerek 3 kişinin yaşayabileceği “haline münasip” ev kıyaslaması yapılmakla, mahkemece öncelikle davacının, kızı ve torununa bakmakla yükümlü olup olmadığı husususun araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece, içinde emlakçılık yapan kişilerin bulunduğu bilirkişilerden rapor alınarak, taşınmazın bulunduğu Eskişehir’de haline münasip bir evi alabileceği değerin tespitinden sonra bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile, belgeleriyle dayanak göstermeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9181, K. 2012/15742, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama