KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9340 E., 2012/26479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/816-2012/99
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma
Dava, ödeme emrininin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ile davalı ... Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş; düzenlenen rapor ve dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı ... Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu ... Profesyonel Kulübü olan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu üyesi olan davacı aleyhine 2005/14513 sayılı takip dosyasından, 2004/9 ilâ 2005/1'inci aylarına ait prim ve gecikme zammı alacağı ile 2006/12209 sayılı takip dosyasından, 2006/3 ilâ 7'inci aylarına ait prim ve gecikme zammı alacağı ile talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafından (7) günlük hak düşürücü süre içinde zamanaşımı ve sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davacının 30.6.2005 – 8.8.2005 tarihlerinde kulüp yönetim kurulu asil üyesi ve ikinci başkanı, 27.10.2005 – 22.2.2006 tarihlerinde kulüp yönetim kurulu asil üyesi ve başkan danışmanı, 22.2.2006 – 6.9.2006 tarihlerinde de kulüp yönetim kurulu asil üyesi olduğu.
2005/14513 sayılı takip dosyasında talep edilen alacakların üst düzey yönetici olduğu döneme ait olmadığı ve sorumlu olmadığı, 2006/12209 sayılı takip dosyası borçlarının ise üst düzey yönetici olduğu döneme ilişkin bulunduğu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Mahkemece, davacının üst düzey yetkili olmadığı dönemlere ilişkin olan 2005/14513 sayılı takip dosyası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı ... Başkanlığının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 2006/12209 sayılı takip dosyasına ilişkin karara gelince:
Davacının 30.6.2005 – 8.8.2005 tarihlerinde kulüp yönetim kurulu asil üyesi ve ikinci başkanı, 27.10.2005 – 22.2.2006 tarihlerinde kulüp yönetim kurulu asil üyesi ve başkan danışmanı, 22.2.2006 – 6.9.2006 tarihlerinde de kulüp yönetim kurulu asil üyesi olduğu, bu döneme ait alacaklarından sorumlu olduğu, zamanaşımına da uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de mahkemenin kararı isabetsiz görülmüştür.
Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun m.80 hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir.
Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Aynı maddenin onikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Anılan yasal düzenlemeye göre, prim borçlusu, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar. HGK'nun 18.02.2009 gün ve 2009/10-36 E., 2009/82K. sayılı kararında da bu ilkeler belirtilmiştir.
Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gereklidir.
Somut olayda; davacıdan talep edilen ... Profesyonel Kulübü'ne ait prim ve gecikme zammı alacağının tahakkuk ettiği tarihte davacının kulüp yönetim kurulu asil üyesi olduğu tespit edilmişse de davacının kulüp adına temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmiş değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş, davacının ... Profesyonel Kulübü adına temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Belirtildiği şekilde araştırma yapılmaksızın davacının sorumluluk koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9340, K. 2012/26479, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama