KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9420 E., 2012/21797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 629-141
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında, 01.04.1991 - 09.08.2005 tarihleri arasında esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanun'dan yararlanılması istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekli iken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.
Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır.
Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı kanunla getirilen düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemelerin, anılan KHK’nin Anayasa Mahkemesi’nce iptalinden sonra 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle bu kez; ..gerçek ve basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyet tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıt olanlar ise talep tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olarak Yasa kapsamına alınmışlardır.
01.04.1991-22.03.1995 ve 01.01.2002-30.11.2005 tarihleri arasında, kapı-pencere imalatı faaliyeti sebebiyle vergi kaydı, 29.07.1991-15.08.2005 tarihleri arsında da aliminyum, doğrama, pancur faaliyetinden dolayı esnaf sicil kaydı bulunan davacının, Kuruma bir başvurusu olmaksızın, re'sen tescili de bulunmaksızın, almış olduğu giriş bildirgesindeki sicil numarasına 15.04.1992, 15.06.1992 ve 17.07.1992 tarihlerinde ödemeler yaptığı, dava tarihi itibariyle 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için süresinde başvurduğu anlaşılmaktadır.
Anılan prim ödemeleri ile zorulu sigortalılık süresinin başlatılması, Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde ifadesinin bulan iyiniyet ilkesi gereğidir. Ancak, ilk prim ödemesini takip eden aybaşından itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili gereken davacının, kendi nam ve hesabına çalışması sebebiyle belirlenecek sigortalılık süresi hakkında, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9420, K. 2012/21797, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama