KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9667 E., 2012/11413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1978-521
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Türk Telekom ... il telefon şebekesi tesis ve nakil işini alan davalı işveren şirket nezdinde direk dikme ve kablo çekme işinde 05.05.1996 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının, 23.06.1999 – 09.07.1999 tarihleri arasındaki 12 gün dışlanarak 03.09.1996 – 31.08.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7’nci maddesindeki “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunu’nun 2, 3, 6 ve 79’uncu maddeleridir.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olup, 506 sayılı Kanunun 2 ve 6’ncı maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı yanında 3’üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden de olunmaması gerekir. Anılan maddenin 1-E bendinde, “askerlik hizmetlerini yapmakta olan” yükümlülerin Sosyal Sigortalar Kanunu uygulamasında sigortalı sayılmayacakları öngörülmüştür. Ancak söz konusu sürelerde hizmet akdinin askıda olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda; Mahkemece tespitine karar verilen 03.09.1996 – 31.08.2004 tarihleri ile çakışır şekilde davacının 21.11.1996 tarihinde askere sevk edilerek 21.05.1998 tarihinde terhis olduğu ilgili Askerlik Şubesi yazısından anlaşılmaktadır. Davacı anılan sürelerde sigortalı sayılmayan kişilerden olduğu ve hizmet akdinin askıda olduğu nazara alınarak, bu sürelerin dışlanması suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9667, K. 2012/11413, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama