KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9670 E., 2012/11367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1273-276
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işverene ait işyerinde 01.07.1982 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalışıldığının ve anılan tarihin sigortalılık başlangıcı olduğunun tespitine ilişkin davada verilen kabul yönündeki ilk kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulduğu, 07.07.2011 gün ve 6517-10475 sayılı bozma ilamına mahkemece uyulmasına karşın ilam gereklerinin tam anlamıyla yerine getirilmediği belirgindir.
Bu bakımdan; yeniden geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılarak bulunabildiği takdirde çalışıldığı ileri sürülen işyeri çevresinde faaliyet gösterenler ve/veya oturanlar saptanıp tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, özellikle, işyerinin dava konusu dönemde 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında tescilli oluşu, bildirgede yer alan kimlik bilgileri ve imzanın sigortalıya ait olduğunun saptanmış bulunması,
davacının dava konusu tarihten sonra askerlik ödevini yerine getirmiş olması dikkate alınarak bildirgede yazılı sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu ve davacının daha sonraki hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli, böylelikle toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9670, K. 2012/11367, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama