KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9881 E., 2013/6788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya yapılan yardımların, davalıdan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davasının yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Bu maddeye dayanan rücu davalarında, kusurun belirlenmesinde, öncelikle iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Eldeki davada, 11.4.2011 tarihli inşaat mühendislerinden oluşan 3 kişilik iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından tanzim edilen, iş kazasında, davalı işverenin % 90, sigortalının ise % 10 oranında kusurlu olduğunu belirten bilirkişi heyeti raporu dikkate alınarak, davalının % 90 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aynı iş kazası nedeniyle makine mühendisi olan .... ve ... ...
Bakanlığı müfettişi tarafından tanzim edilen raporda davalı işverenin % 60, sigortalının % 40 oranında kusurlu bulunması ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde bahsettiği daha farklı kusur oranı verildiği belirtilen ...
2. iş Mahkemesinin 2009/983 esas sayılı hak sahipliği dosyası raporları karşısında, kaza nedeniyle sigortalı tarafından açılan hak sahipliği dosyası celbedilip, akabinde kazanın gerçekleştiği iş kolunda ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi heyetinden, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde rapor alınıp irdelenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9881, K. 2013/6788, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama