KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9996 E., 2012/11723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 441-123
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı, 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğu süreler dışında 01.10.1989 ile 21.05.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 01.10.1989 tarihinden itibaren muhtar beyanı ile re’sen tescil edilen 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının davalı Kurum tarafından, 18.07.1989 tarihinden itibaren başlayan ve 30.03.1992 tarihine kadar devam eden zorunlu SSK’na tabi çalışmaları nedeniyle iptal edilmesi üzerine 01.10.1989 tarihinden 21.05.2006 tarihine kadar 2926 Sayılı Yasaya tabi sigortalılığının, çakışan 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı dışında da devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda 01.10.1989-21.05.2006 tarihleri arasında çakışan zorunlu SSK kapsamındaki süreler dışında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Ancak, bozma ilamlarında belirtilen şekilde yapılan incelemeler sonucunda davacının, kurum tarafından 01.10.1989 tarihinden başlatılan 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının, çakışan zorunlu SSK’na tabi sigortalılığı nedeniyle, hukuk sistemimiz çifte sigortalılığa izin vermediğinden iptali, zorunlu SSK’na tabi çalışmalara üstünlük tanınması yasal düzenlemelere ve içtihatlarımıza uygun ise de, 30.03.1992 tarihinden sonra 2926 sayılı Yasanın 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış çiftçilerin tescillerinin 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılıklarının başlatılabilmesi için bu yönde talep,
tevkifat yada prim ödemelerinin bulunması gerektiği ilkesinden hareketle bu yönde talep, tevkifat yada prim ödemesi bulunmadığı anlaşıldığı halde, dava konusu dönemler için davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabule karar verilmesi isabetsizdir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9996, K. 2012/11723, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama