KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/10201 E., 2014/6032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Dava, yaşlılık aylıklarının geç ödenmesi nedeniyle işleyen 1294 TL faiz alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen nedenlerle toplam 1294 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, 21/03/2013 günlü karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2013 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.820,00 TL. olarak değiştirmiştir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, talebe göre kabul edilen tutar, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davalının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle, kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/10201, K. 2014/6032, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama