İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/10719 K.2013/13307

.....

Esas2013/10719Karar2013/13307Tarih12 Haziran 2013Okuma4 dk · 886 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2013/10719 E., 2013/13307 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

886 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

.....

Dava, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 E. 2007/840 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi ) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu ( varlığı mutlaka gerekli ); diğer bir kısmı da, olumsuz ( yokluğu mutlaka gerekli ) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.

Yapılan incelemede, davaya konu 2010/10607–10608–10609 numaralı takip dosyalarına ait ödeme emirlerinin başlık kısmında takip borçlusunun, dava dışı "......" olduğunun yazılı olduğu; anılan şirket ortağı olan davacının borcun tahakkuk döneminde şirket ortaklığının sona erdiğini belirterek, borçtan sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davaya konu ödeme emirlerinin davacı adına düzenlenmediğinin ve davacı adına yapılan herhangi bir takip olmadığının anlaşılması karşısında; yukarıda ./.... -2-

açıklanan prensipler ışığında, davacının bu yöndeki talebinde hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin, bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye ...'in muhalefetine karşı, Başkan Vekili ..., Üyeler ..., ... ve ...'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 12.06.2013 gününde karar verildi.

(M)

../....

-3-

KARŞI OY

Davacı,....tarafından 6183 sayılı Yasaya göre 2010/10607,10608,10609 takip sayılı dosyalar ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Daire çoğunluğu tarafından, davacının, ödeme emirleri adına düzenlenmediği, davacı adına takip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde bozma ilamı düzenlenmiştir.

Daire çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık, şirket adı yazılarak düzenlenen ve davacı adına gönderilen ödeme emirleri nedeniyle davacının dava açmada hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Davacı,...... Şirketinde hem hissedar olup hem de yöneticilik yapmıştır. Yasal mevzuat incelendiğinde, davacının şirket borçlarından, 5510 sayılı Yasanın 88 ve 6185 sayılı Yasanın Mükerrer 35. maddelerine göre yönetici olması nedeniyle şirket ile birlikte müteselsilen, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi ile de limitet şirket ortaklığı nedeniyle hissesi oranında sorumluluğu vardır. Yani, davacı, Kurum nezdinde borçlu olabilen ve takip tazyiki altında olan kişidir.

Davalı Kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinde .... yazılmış ancak tebligat üzerine muhatap olarak ..., unvanı olarak da şirket adı yazılarak tebliğe çıkarılmıştır. Şirketin merkezi ve adresi Kars olmasına rağmen tebligat, davacı adına ve ....yerleşim adresine çıkarılmıştır.

........, şirket ile birlikte yöneticiler ve hissedarlar da Kurum borcundan sorumlu olduklarından uygulamada yöneticiler ve hissedarlar aleyhine takip yaptığında ödeme emirlerine sorumlu olduğu şirket adını yazmaktadır. Yani, ödeme emrine şirket adı yazılarak hem şirket hem de yönetici ve hissedar aleyhine takip yapabilmektedir.

Davacı yukarıda belirtildiği gibi, kendi adına gelen ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Davalı Kurum ise cevap dilekçesinde, “(…) söz konusu ödeme emri ile davacının şirket ortaklığı ve mesul müdürlüğü nedeniyle sorumlu olduğu, 2009/6-7. aylara ait Kurum alacaklarının, davacının şirketteki hisse oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.135,57 TL alacağın ödenmesi talep edilmiştir. (..) Davacı tarafından hissenin devredildiğine işyerinin devrine ilişkin herhangi bir bildirim Kurumumuza yapılmamıştır.

11.6.2007 tarihinde yapılan bildirimde, davacının 10 yıl süre ile şirketin kanuni temsilcisi olarak seçildiği bildirilmiş, ancak söz konusu temsil yetkisinin alındığına dair herhangi bir bildirim Kurumumuza yapılmamıştır. Davacının söz konusu Kurum borçlarından sorumlu olacağı aşikârdır” denilmiştir. Yani, davalı Kurum, davacı hakkında takip yaptığını, onu borçlu olarak gördüğünü kabul etmektedir.

.../.... -4-

Kurumun davacıyı borçlu olarak görmesi, davacının aleyhine takip yapılacaklardan olması, adına ve adresine tebligat çıkarılması nedenleriyle davacı, takip tazyiki altında olduğundan menfi tespit davası açmada hukuki yararı vardır. Çünkü takip kesinleştiğinde, haciz tatbiki ile karşı karşıya kalacaktır.

Mahkemenin, şirket adı yazılarak gönderilen ödeme emirlerinde şirketin de borçlu olarak kabul edilip edilmediğini açıklığa kavuşturmadan, bu konuda davalının beyanını almadan ödeme emirlerini iptal etmesi hatalıdır. Davanın, menfi tespit davası olarak kabulü ile davacının söz konusu Kurum borçları yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermesi ve ödeme emerlerinin davacı yönünden iptaline karar vermesi gerekirdi.

Davalı Kurum, her ne kadar ödeme emrine şirket adı yazmış ise de, bu şirketin hissedarı ve yöneticisi kabul ettiği davacı hakkında, hissesi oranına düşen borç miktarı hesaplanarak ödeme emrine konu etmesi, tebligatın şirketin Kars’taki adresine değil, davacının ......’daki adresine gönderilmesi, cevap ve temyiz dilekçeleri ile de davacının Kurum borçlusu kabul edilmesi nedenleriyle davacını dava açmada hukuki yararı vardır. Aksi halde dava açmaya hukuki yararı bulunmasına rağmen haciz tatbiki ile karşı karşıya kalacak, davayı kaybetmiş gibi yargılama giderinden sorumlu olacaktır.

HGK önüne gelen bir uyuşmazlıkta hukuki yarar bulunduğuna kara vermiştir. “Bir davanın korunmaya değer, güncel hukuksal yarar bulunmaması nedeniyle reddedilebilmesi için, borçluyu tehdit edebilecek tehlike ve savsaklamalara karşı onu koruma gereksinmesinin olmaması gerekir.

Borçlunun, hakkında henüz icra takibi başlamadan önce de yapılabilecek olası bir takibi düşünerek, kendisini bir borçla tehdit eden kimseye karşı “böyle bir borcu bulunmadığının saptanması” için dahi menfi tespit davası açabileceği kabul edilmişken, hakkında yürümekte olan bir icra takibi olan borçlunun bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunda hiç kuşku olmadığı gibi, böyle bir davayı açmasına da hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır.” ( HGK 18.1.2012 tarih, 2012/19-622-9)

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının dava açmada hukuki yararı bulunduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

.........

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/10719, K. 2013/13307, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M)
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10719
Karar No
2013/13307
Tarih
12 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/10719 K.2013/13441
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/10719 K.2013/15758
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/10720 K.2013/13196
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10720 K.2013/8616
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/10720 K.2013/16692
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/10721 K.2013/13431

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.