KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/1083 E., 2013/25488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/409-2012/590
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcamaların 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hâkimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir.
Kısa kararda “53.373,53 TL peşin değerin tahsis onay tarihinden itibaren, 7.197,35 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren, 85,25 TL tedavi giderinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline” şeklinde hüküm tesis edilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “55.373,53 TL peşin değerin tahsis onay tarihinden itibaren, 7.197,35 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren, 89,25 TL tedavi giderinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline” biçiminde karar verilmesi nedeniyle,
gelir ve tedavi gideri tutarları bakımından son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/1083, K. 2013/25488, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama