İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/111 K.2013/5090

Dava, davacının malullük aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

Esas2013/111Karar2013/5090Tarih18 Mart 2013Okuma5 dk · 947 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2013/111 E., 2013/5090 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

947 kelime·5 dk okuma

Dava, davacının malullük aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-1479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına alınan “esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara” Yasada yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. madde ile sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda, Kurum tarafından re’sen tescil işleminin yapılacağı hükme bağlanmıştır.

619 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesine göre “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.

Ancak, 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20.4.1982 tarihinden bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” denilmekte olup, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de,

Anayasa Mahkemesi’nin 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca 619 sayılı KHK. tüm hükümleriyle iptal edilmiştir.

02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasanın 47. maddesiyle, Bağ-Kur Kanununa eklenen Geçici 18. maddesine göre; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı

olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.”

Anılan hükümle belirtilen şartları yerine getiren kişiler maddede belirtilen sürelere ilişkin prim tutarlarını ödeyerek o döneme ilişkin süreleri sigortalı saydırabileceklerdir. Anılan düzenleme ile borçlanma hakkı, 04.10.2000 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak Bağ-Kur’a tescil edilmiş olanlardan, daha önce vergi kaydı bulunanlara tanınmıştır.

Davaya konu olayda, Kurumca 01.09.2003 tarihli bildirge ile 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edilen davacının, 27.08.2008 tarihli tahsis talebi üzerine, sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalığının bulunduğu gerekçesi ile talebinin ret edildiği, davacı tarafından ise anılan Yasa kapsamındaki sigortalılığının 1987 tarihinde başladığının iddia edildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddia ettiği tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığı ve hastalığının sigortalılığın başladığı tarihte bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği gibi, Bağ-Kur sigortalılıklarında, uzun veya kısa vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık süresi şartının bulunduğu, buna göre, sigorta başlangıcının bir önemi bulunmadığından, öncelikle, davacı asil, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesine göre isticvap edilip talebi açıklattırılarak, Kurumca kabul edilen süreler haricinde sigortalılık süresinin tespitine yönelik talebinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Tespit talebinin varlığı halinde, davacının yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde 04.10.2000 tarihi öncesindeki döneme yönelik süresinde Kuruma borçlanma talebinde bulunup bulunmadığı ve bu talep sonrası, davacıya borçlanma sonucu tahakkuk ettirilen prim borcunun tebliğ edilip edilmediği,

davacı tarafından tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde ödemede bulunulup bulunulmadığı ve kısmi ödeme var ise karşıladığı süre belirlenmeli, bu çerçevede, 04.10.2000 tarihi öncesi 1479 sayılı Yasa kapsamında kabul edilmesi gereken sigortalılık süresi tespit edilmeli, prim borcu yönünden Kurumca davacıya yapılan tebliğin bulunmaması halinde, Kurumdan anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde 04.10.2000 tarihi öncesi vergi kaydının bulunduğu döneme yönelik borçlanma iradesi çerçevesinde belirlenecek prim borcunu ödemesi için davacıya makul süre verilmeli,

sonucuna göre davacının Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gereken dönem tereddütsüz belirlenmelidir.

Davacının anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde 04.10.2000 tarihi öncesine yönelik süresi içerisinde borçlanma iradesinin bulunmaması veya tebliğ edilen prim borcunun süresinde ödenmemesi halinde, 04.10.2000 tarihi öncesine yönelik sigortalılık sürelerinin ve bu bağlamda sigortalılığın başlangıç tarihinin tespitine olanak bulunmadığı gözetilerek, bu çerçevede Bağ-Kur sigortalılık başlangıcının 04.10.2000 tarihi olduğu göz önünde bulundurularak, davacı yönünden malullük aylığı tahsisi koşulları irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

2-Kabule göre de, dava nitelikçe malüllük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 28 ve 56. maddeleridir. Anılan 28. maddeye göre, sigortalıya malüllük sigortasından yardım yapılabilmesi için malüllüğü gerektirecek hastalık ve arızanın sigortalılığın başladığı tarihte bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla davacının malüllük sigortasının sağladığı yardımlardan yararlanabilmesi için malül sayılacak derecede hastalık veya arızanın sigortalı olarak çalıştığı malüllük halinin tespitinde yukarıda sözü edilen Yasanın 56.maddesinin öngördüğü prosedüre uyulması gerektiği ortadadır.

İnceleme konusu olayda, mahkemece, 109. maddede öngörülen prosedüre aykırı olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaksızın, doğrudan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmak suretiyle karar verilmiştir.

Mahkemece, sigortalının tedavisine ilişkin belgeler tüm içerikleriyle getirtilip, maluliyetin başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınmalı, anılan kurul tarafından verilen raporun, davacı Kurum açısından bağlayıcı olmasına karşın, davacının bu rapora da itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, itirazı halinde, Adli Tıp Kurumu veya tıp fakültelerinin konuya ilişkin anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullardan rapor alınmalı, raporlar arasında çelişkinin bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan çelişkinin giderilmesi için rapor alınarak, sigortalının maluliyetinin başlangıcı tereddüde yer kalmayacak şekilde belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/111, K. 2013/5090, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/111
Karar No
2013/5090
Tarih
18 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/111 K.2013/5102
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/112 K.2013/2290
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/112 K.2013/3215
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/112 K.2013/4013
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/112 K.2013/1243
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/112 K.2013/2202

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.