KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/1123 E., 2013/15839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-adına Av. ... 2-... 3-... aralarındaki dava hakkınd verilen 14.11.2012 günlü ve 2007/237-2012/601 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davacı Kurum Avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.”;
Yine.
Tebligat Kanununun 21 nci maddesine göre; kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ yapılacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 26 ncı maddesine göre, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiği belirlenirse, tebliğ memurunca durum ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ tutanağına yazılır; altı imzalattırılarak tebliğ edilecek evrak beyanı yapana verilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/1123, K. 2013/15839, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama