KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/11822 E., 2014/6681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Dava, işveren ... San. Tic. Ltd. Şti.ne 11.06.2003–06.09.2004 tarihleri arasında ortağı olduğu anlaşılan davacının, işveren limited şirketin 2003 yılı ve 2004 yılı Eylül ayına kadar olan prim ve işsizlik sigortası primlerinden doğan kamu borçlarından sorumlu olmadığı ve ayrıca borcun zamanaşımına uğradığı iddiasıyla gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkinidir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne, davacının 2007/11884 – 11885 sayılı ödeme emrinin kısmen iptali ile ödeme emrine konu 2004 yılı 7. ve 8. ayları haricinde kalan alacaklardan dolayı davacı ...'un davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki davanın yasal dayanağının 6183 Sayılı Yasanın 35.’inci maddesi olmasına, 06.09.2004 tarihinde noterden pay devri yoluyla, şirketten ayrılan davacının sorumluluğu bakımından, işveren şirkete yapılan takip ve hacizler nedeniyle 6183 sayılı Yasanın 35. Maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunmasına, 06,07.2004 tarihinden önceki prim borçlarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre.
Mahkemece, davacının, 2004 yılında 7’nci ve 8’inci aylara ait prim borçları bakımından 6183 sayılı Yasanın 35’inci maddesindeki sorumluluğunun varlığı yönündeki kararı isabetli görülmüş ise de; anılan maddede “Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” hükmünde yer alan sermaye hissesi oranında davacının sorumluluğunun bulunduğu hususu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/11822, K. 2014/6681, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama