KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/12188 E., 2013/25169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/507-2013/140
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine hükmedilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalılardan Sağlık Bakanlığına ait Karakoçan (Elazığ) Devlet Hastanesi'nde 02.02.1996-07.09.1998 tarihleri arası dönemde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, davacının hizmet cetvelinde talep edilen dönemde 28.05.1997-19.06.1997 tarihleri arasında dava dışı 39284 sicil numaralı iş yerinden bildirim yapıldığı ve başkaca bildiriminin bulunmadığı belirlenmekle, Mahkemece hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin
geçtiğinden söz edilemez. Dosyada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Elazığ Bölge Müdürlüğü'nün Karakoçan Hastanesi'ni muhatap 19/04/1999 tarihli yazısıyla; davacı ... ile.....in 04.06.1997-07.09.1998 tarihleri arasında Hastane'de istihdam edildiği, kendilerine ödemeler yapıldığı, ancak gelir vergisi ve sigorta primi kesintisinin yapılmadığı saptaması yapıldıktan sonra asgari ücret üzerinden sigorta primi kesintisi yapılarak söz konusu tutarların aktarılması istenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünce; davacının çalışma olgusu saptandığından, 04/06/1997 sonrası dönemden sonra talep edilen dönem için hakdüşürücü süreden bahsedilemez.
Mahkemece; açıklanan hususlar göz önüne alınarak gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda, hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/12188, K. 2013/25169, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama