KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/12526 E., 2013/25171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/907-2013/223
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Asıl ve birleşen dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 Sayılı Kanun'un 86/9. maddeleridir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı, işverenler nezdinde, 02.06.2009-04.06.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiş, davacının hizmet cetvelinde talep edilen dönemde bildirim yapılmadığı, talep edilen dönem sonrasında davalılardan 1104913 sicil numaralı ... ünvanlı işyerinden 11.06.2010-28.07.2010 tarihleri arası bildirimin bulunduğu belirlenmekle, Mahkemece, tanık anlatımları ve toplanan deliller değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş olup, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Davalılardan ...'in Mahkemede verdiği beyanı ve dinlenen bordrolu tanıklar ile diğer tanıkların beyanları sonucunda, davacının ...'e ait işyerinde çalışmadan önce ...'e ait işyerindeki çalışma olgusunun doğruladığı görüldüğünden, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda.
Hakan Vehbi Yücel'e ait işyeri dönem bordroları getirtilerek mahkemece re’sen kanaat edinmeye yetecek kadar kayden bordrolu tanıklar dinlenilmeli, ulaşılamadığı takdirde, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, böylece deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca çalışma süresi belirlenmelidir.
Kabule göre de; davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddedilmesi halinde, tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/12526, K. 2013/25171, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama