KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/13933 E., 2013/17762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Dava, davacının trafik kazası sonucu yaralanan sigortalı yakını hakkında Kurumca ödenen tedavi giderlerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Söz konusu maddeye göre, Bağ-Kur’un rücu hakkının doğabilmesi için, öncelikle 3. kişinin yani sigortalı dışında kalan bir başka kişinin suç sayılır hareketinin mevcut olması ve bu sebeple Kurumca sigortalıya ya da eşi veya bakmakla yükümlü olduğu kişilere yardım yapılması gerekir.
Mahkemece, trafik kazasına karışan aracın sürücüsü olan davalının, ne zamandan beri anılan aracın sürücülüğünü yaptığı, aracın trafiğe elverişli bir şekilde seyri için gerekli önlemleri alma, oluşan veya oluşma ihtimali bulunan arızaları, aracın bakım ve tamirine yönelik hususları işletene bildirme yükümlülüğü bulunan davalının bu önlemleri yeterince alıp almadığı, aracın güvenli bir şekilde seyrinde tehlike arz eden hususları işletene zamanında bildirip bildirmediği hususları araştırılarak, bu yönde alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti yönünden rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/13933, K. 2013/17762, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama