İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/14849 K.2013/19625

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.

Esas2013/14849Karar2013/19625Tarih31 Ekim 2013Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2013/14849 E., 2013/19625 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No
2011/3-2012/57
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı Rizeliler Seyahat Taş ve Tic Ltd Şti yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalı Birinci Seyahat Taşımacılık ve Ticaret AŞ avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Meral Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).

Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s. 288 ).

Ticaret şirketerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269. maddesine göre; “(1) Tasfiye hâline giren şirket ortaklarla ilişkilerinde de, 293'üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303. maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir.

Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, ... 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, ...

1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder ( Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511. İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 Esas -2009/247 Karar sayılı ve 14.3.2012 tarih ve Esas 2011/12-850 Karar 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde; Davalı Rizeliler Seyahat Taş ve Tic Ltd Şti 25.3.2005 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, bu halde de, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, dava açılmadan önce sicilden terkin olduğu anlaşılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum ve davalılardan Birinci Seyahat Taş. ve Tic. A.Ş. avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Birinci Seyahat Taş. ve Tic. A.Ş.'e iadesine, Üye ...'in muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, Bağ-Kur sigortalısının trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi kapsamında sorumlulardan rücuan tahsili istemidir.

Davalı ... yönetiminde olan, Rizeliler Ltd. Şti. adına tescilli bulunan ve Metro Turizm AŞ tarafından yolcu taşıma işinde kullanılan otobüs ile Sigortalı Mehmet Bayat yönetiminde bulunan aracın 25.9.2002 tarihinde çarpışması sonucu sigortalı hayatını kaybetmiştir. Olayda davacı Kurum tarafından Rizeliler Ltd. Şti işleten olarak sorumlu tutulmuş ve BK. 50, 51. maddeler kapsamında müteselsilen zararın tahsili istenmiştir.

Rizeliler Ltd. Şti. dava açılmadan önce 25.3.2005 tarihinde tüzel kişiliği sona ererek sicilden terkin edilmiştir.

Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, müteselsil sorumluluk esasına göre haksız fiile dayalı zararın giderilmesi davasında, davadan önce sicilden terkin edilen şirket hakkında husumetten red kararı verilip verilemeyeceği ve terkin olan şirketin ihyasının zorunlu olup olmadığı noktasındadır.

Davalı Rizeliler Ltd. Şti dava açılmasından önce terkin edildiği ve tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur ve mahkemece hakkında ret kararı verilmesi yerindedir. Davacı Kurumun ise, tüzel kişiliği sona eren şirketi ihya ederek davaya devam edeceklerine dair beyanı yoktur. Aksine, alacak Kurum alacağı olduğundan, davalı şirket tasfiye edilmiş olsa bile, kamu alacağının tahsili için kurumun şirket ortaklarına müracaat hakkının bulunduğu savunulmuştur. Alacak haksız fiile dayalı alacak olması, Kurumun prim alacağına ilişkin bulunmaması nedeniyle şirket ortaklarının sorumluluğuna gidilemez.

Müteselsil sorumluluk esasına göre açılan davada zarar gören, zarar sorumlularının hepsine müracaat edebileceği gibi birinden veya bir kısmından da zararın tamamını isteyebilir. Eğer zarar sorumlularından biri davalı gösterilmemiş ise davalı gösterilmeye zorlanamaz. Olayımızda olduğu gibi, şirket davalı gösterilmiş ise de, tüzel kişiliğinin davadan önce sana erdiği, hakkında dava açılamayacağı, taraf teşkilinin gerekmediği gibi, davacı, diğer davalılardan müteselsil sorumluluğa göre zararının tamamını isteyebileceğinden terkin olan şirketin resen ihyasına zorlanamaz.

Somut olayda, tüzel kişiliği sona eren, sicilden terkin edilmiş şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından hakkında dava açılamayacağı, davacının da şirketi ihya edeceklerine dair talebi bulunmadığı, kaldı ki dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK hükümlerine göre davanın açılmasından önce tüzel kişiliği sona eren şirketin dava aşamasında ihyasının mümkün olmadığı, şirket ortakları sorumlu tutularak karar verilmesinin istenmesi yerinde olmadığından yerel mahkeme kararının onanması düşüncesindeyim. Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/14849, K. 2013/19625, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14849
Karar No
2013/19625
Tarih
31 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/14849 K.2013/19079
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/14849 K.2013/14103
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/14850 K.2013/15965
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/14850 K.2013/14279
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/14851 K.2013/14040
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/14851 K.2013/24535

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.