KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/14923 E., 2013/24966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/545-2013/347
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Davacı, Türkiye’deki sigortalılık süreleri üzerinden 01.07.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile, durdurulan yaşlılık aylıklarının 17.12.2010 tarihinden itibaren devam etmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.02.1972-01.08.1974 tarihleri arası 484 gün, 01.10.1994-31.05.1998 tarihleri arası 1.319 gün SSK’lı çalışmalar ile, 06.11.1974-31.12.1987 tarihleri arası 4.735 gün 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri olmak üzere toplam 6.538 gün üzerinden ve 01.07.1998 tarihinden itibaren SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanan davacının bu aylığı, Türkiye’deki SSK’lı çalışmalarıyla çakışacak şekilde 06.04.1992-30.04.2009 tarihleri arası dönemde İngiltere’de fiilen çalıştığından bahisle, çakışmaya konu 01.10.1994-31.05.1998 tarihleri arası 1.319 günlük SSK’lı çalışmanın geçersiz sayılması sonucu aylığı bağlayacak kurumun Bağ-Kur olması ve giderek,
1479 sayılı Yasa kapsamında tahsis şartlarının da bulunmadığından 17.12.2010 tarihi itibarıyla iptal edilmiş ve 19.11.2000-17.12.2010 tarihleri arası dönem için yersiz aylık borcu çıkarılması üzerine de eldeki bu dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının yurtiçinde geçen 01.10.1994-31.12.1995 tarihleri arası çalışmaları 71016634.34 no’lu işyerinden, 02.01.1996-31.05.1998 tarihleri arası çalışmaları ise 575570.34 no’lu işyerinden bildirilmiştir.
Davacı, Türkiye’de çalıştığı şirketin İngiltere’deki irtibat bürosundan da sigortalı bildirimlerinin olduğu gerekçesiyle, bir kısım yurtiçi çalışmalarının iptalinin yasaya aykırı olduğunu beyanla, Türkiye’deki sigortalılık süreleri üzerinden 01.07.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile, durdurulan yaşlılık aylıklarının 17.12.2010 tarihinden itibaren devam etmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, yurtdışı çalışmalarla yurtiçi çalışmaların çakışması halinde, çakışmaya konu olan kısımların, ancak 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmaya konu edilmesi halinde mümkün olduğunu, giderek, davada bir yurtdışı borçlanmasının bulunmadığını beyanla davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasının “Geçici Görevde Yabancı Ülkeye Gönderilme” halini düzenleyen 7’inci maddesi “İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder.” Hükmünü öngörmüş.
01.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın “Sigortalıların İşleri Nedeniyle Geçici Olarak Yurt Dışında Bulunmaları” haline ilişkin 10’uncu maddesi de “ 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder.” Şeklinde benzer bir düzenlemeye yer vermiştir.
Şu halde, öncelikle, uyuşmazlık konusu olan maddi olgular açıkça belirlenmelidir.
Bu kapsamda, çakışmaya konu olan 01.10.1994-31.12.1995 tarihleri arası 71016634.34 no’lu işyerinden, 02.01.1996-31.05.1998 tarihleri arası 575570.34 no’lu işyerinden bildirimlerin yapılmış olması karşısında, bildirimlerin yapıldığı işyerleri, kapsam durumları, işverenleri davalı Kurumdan sorularak araştırılmalı; davacının, İngiltere’den bildirimi yapılan 06.04.1992-30.04.2009 arası çalışmalarının, yukarıda belirtilen işyerleriyle ilgisi ile bunların yurt dışındaki irtibat bürosu olup olmadığı, varsa bu konuya ilişkin diğer iddialar üzerinde durulmalı;
söz konusu çakışma nedeniyle Türkiye’deki SSK’lı çalışmaların gerçek ve fiili olup olmadığı usulünce belirlenmeli. Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere arasında imzalanmış 09.09.1959 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde konuya ve uyuşmazlığa ilişkin uygulama alanı bulabilecek varsa sözleşme hükümleri tartışılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın,eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/14923, K. 2013/24966, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama