KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/15278 E., 2014/2101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Davacı, 28.03.1991 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, Bağ-Kur sigortalılıklarında, uzun veya kısa vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık süresi şartının bulunduğu ve buna göre, sigorta başlangıcının bir önemi de bulunmadığından, anılan hükme aykırı olarak,
taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve yaşlılık aylığı tahsisinde nazara alınan sigortalılık süreleri yönünden tespit hükmü kurulmaksızın, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/15278, K. 2014/2101, 10 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama