KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/15377 E., 2013/21588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Dava, davacıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneği nedeni ile başlatılan icra takibine konu borcun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu, gerekçede, bozma ilamına atıf yapıldığı, ancak hüküm fıkrasında bozma ilamı doğrultusunda davacının "icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine" karar verilmesi gerekirken, "icra takibine konu borçtan sorumlu olduğunun tespitine" şeklinde karar verildiği, böylelikle, hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı görülmüştür.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK nun Hükmün Kapsamı başlığını taşıyan 297. maddesinin c bendinde hükmün, “tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” kapsayacağı ve Hükmün Yazılması başlığını taşıyan 298. maddesinin 2. fıkrasında ise “gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı” düzenlemesi amirdir.
Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/15377, K. 2013/21588, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama